CUMHURIYET AHLAK ÜSTÜNLÜĞÜNE DAYANAN BİR ÜLKÜDÜR, CUMHURİYET ERDEMDİR

Atatürkün Ermeni Sorununa Bakışı

“Ermeni Sorunu, Ermeni ulusunun gerçek çıkarlarından çok, dünya kapitalistlerinin (emperyalistlerinin) ekonomik ve politik çıkarlarına göre çözümlenmek istenmiştir. 

 Mustafa Kemal (1919)

Baba Yörük Anne Türkmen



Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1881’de Selanik’te Kocakasım Mahallesi, Islahhane Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Baba tarafından dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi 14-15. yüzyıllarda Karaman’dan Makedonya’ya, Kocacık’a yerleşmiş Kızıl Oğuz (Kocacık) Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selanik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş köklü bir Türk ailesinin kızıdır. Annesinin ailesi de Karaman’dan gelen ve Rumeli’de “Konyarlar” diye bilinen Türkmenlerdendir.

..

Baba Yörük Anne Türkmen

Tarihi bir vesika... ATATÜRK'ün, '29 Ekim 1915' Tarihli Tesvir-i Efkar Gazetesinde çıkan ilk resmi


                        Mustafa Kemal'in basında çıkan ilk resminin olduğu, Tesvir-i Efkar Gazetesi'nin baş sayfası.


MİRALAY MUSTAFA KEMAL'İN, İSTANBUL BASININDA 
İLK KEZ YAYIMLANAN RESMİ

Mustafa Kemal’in İstanbul basınında ilk kez yayımlanan resminin, Enver Paşa’nın kesin yasaklamasına karşın gazetede yayımlanabilmiş olmasının ilginç bir öyküsü vardır:

Çanakkale cephesinden üst üste zafer müjdeleri gelmektedir. Elindeki yetersiz kuvvetlerle Müttefik kolordu'larını durduran, onları denize kadar süren ve iki kez İstanbul'u kurtaran, aynı zamanda Türk ve Alman birliklerinin Müttefiklerin eline esir düşmesini önleyen bu kahraman kimdir? Bu kuvvetlerin başında elbette bir komutan vardır. Saldırıyı da, savunmayı da planlayan, taktik, strateji ne ise onun gereğini yapan bu savaş ustasının adından gazeteler hiç söz etmez.

İstanbul’da çıkan tüm gazete sahipleri bu meçhul kahramanın Albay Mustafa Kemal Bey olduğunu bilmektedir.
Fakat, Çanakkale ile ilgili savaş haberlerinde ne zaman Mustafa Kemal adı geçse, sansür tarafından silinmekte, bu adın gazetelere geçmesine engel olunmaktadır.
O tarihlerde İstanbul’da yayımlanmakta olan Tesvir-i efkar gazetesinin Başyazarı Yunus Nadi (Abalıoğlu) bey, yazı işleri müdürü de Abidin Daver (Dav’er) bey’dir. Gazete bu haksızlığa karşı, ne pahasına olursa olsun, Mustafa Kemal’in resmini yayımlamaya karar verir.

Şimdi, gazetenin Yazı işleri Müdürü Abidin Daver (Dav’er) bey’i dinleyelim:
“1914 Cihan Harbinin başlangıcında Tasvir-i Efkar’in başyazarı Yunus Nadi beydi. Çanakkale muharebeleri yeni başlamıştı. Boğaz Mevki-i Müstahkem Kumandanı Cevat (Çobanlı) Paşa idi. İhtiyatta bulunan 19. Tümen Kumandanı Mustafa Kemal bey, karaya çıkan düşmanın üstüne emir almadan atılmış, Anzaklar denilen Avustralyalı, Yeni Zelandalı düşman kuvvetleri Arıburnu mıntıkasında bir avuç yere tıkamış, ilk defa İstanbul'u O kurtarmıştı.”

“Mustafa Kemal bey, Yunus Nadi (Abalıoğlu) bey’le tanışıyorlar ve mektuplaşıyorlardı. Gazetede bu kahramanca müdafaayı canlandırmak için büyük resimli ve haritalı bir yazı hazırladık. Haritanın bir tarafındaki yuvarlağın içine boğazın deniz cephesinin kahraman müdafi Cevat (Çobanlı) Paşanın resmini, ikinci yuvarlağa da kara cephesinin celadetli (Sanlı) mudafii Mustafa Kemal beyin resmini koyduk. Askeri sansür memuru, Mustafa Kemal bey’in resmini çıkardı. Meğer devrin Harbiye Nazırı ve Başkumandan vekili meşhur Enver Paşa, Mustafa Kemal bey’den hoşlanmazmış, onu kıskanırmış. Bizim bunlardan haberimiz yok ya? Bu resmin çıkarılması bizi çok üzdü. Evvela o resmi bin bir müşkülatla elde etmiş ve güzel bir sayfa hazırlamıştık, sonra da Çanakkale haritasının iki tarafındaki yuvarlağın biri boş kalıyor, gazetenin tenazuru (Simetriği) bozuluyor, bilhassa müdafaanın hakiki kahramanını halka tanıtmak imkanı kalmıyordu.”