CUMHURIYET AHLAK ÜSTÜNLÜĞÜNE DAYANAN BİR ÜLKÜDÜR, CUMHURİYET ERDEMDİR

Bizim Türk milletimiz, eski ve şerefli bir millettir… Kartalın meziyetlerini ta başlangıcından kazanmıştır.



Bizim Türk milletimiz, eski ve şerefli bir millettir…
Zaten Orta Asya'nın Altay yaylasında yetiştiği için, Kartalın meziyetlerini ta başlangıcından kazanmıştır. Çok uzakları görür, hızlı uçar ve ruhunu barındıracak kadar güçlü bir bedeni vardır.

İster maddi, ister düşünce bakımından olsun sıkıcı sınırlar içinde kalamaz. Yaradılışta olduğundan, yüksek anayurdunun dünyadan uzak vaziyetine isyan etmiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk




YENMEYEN TAVUK! "O Akşam hepimiz aç yattık!…"

O AKŞAM HEPİMİZ AÇ YATTIK!... YENMEYEN TAVUK!"

Batı Cephesi Kurmay Başkan Albay Asım Bey'in (Org.GÜNDÜZ) hatıratından: "

... O gün (10 Eylül 1921), Dua Tepe'de düşmanın iniltisini sevinç gözyaşları ile kutluyorduk…
Mürettep Kolordumuzun Kurmay Başkanı Hayrullah Bey (Tümg. FİŞEK), bir akşam yemeği hazırlamıştı.
Ortada cılız tavuk ile dört beş dilim siyah ekmekten başka birşey yoktu…
Dünden beri ağzımıza en ufak bir lokma girmemişti.
Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa, Ben, Kazım Bey (Org.ÖZALP) sofraya bağdaş kurduk.
Hayrullah Bey (FİŞEK), Tevfik Bey (BIYIKOĞLU), Salih Bey (BOZOK) biraz uzaktaydılar.
ATATÜRK, Kolordu Komutanı Kazım Bey'e dönerek:
-"Erlere, yiyecek ne verebildiniz?*" dedi. Kazım Bey şaşırdı, durakladı, Kurmay Başkanı'na dönerek;
-"Hayrullah Bey, erlere ne verebildik?'' *diye sordu.
-"Efendim, dün sabah tedarik ettiğimiz buğdayı, kavurup yedirmek için birliklere dağıtmıştık."
Mustafa Kemal Paşa biraz durakladıktan sonra ayağa kalktı ve tavuğa el sürmeden çadırına doğru uzaklaştı…
Biz de dağıldık.
O akşam hepimiz aç yattık!"
Askerleri yiyemiyor diye o cılız tavuk bile boğazından geçmemişti Atamızın...''

Kemal Atatürk'ün Liderlik Hakkındaki Sözü


Fotoğraf: VARMI BÖYLE BİR LİDER.......

Atatürkün Ermeni Sorununa Bakışı

“Ermeni Sorunu, Ermeni ulusunun gerçek çıkarlarından çok, dünya kapitalistlerinin (emperyalistlerinin) ekonomik ve politik çıkarlarına göre çözümlenmek istenmiştir. 

 Mustafa Kemal (1919)